Doktorunuza Sorun

Basur Tedavisi
Artık Çok Daha Kolay

Hemoroid belirtileri kalın bağırsak kanseri ile benzerlik gösterebilir. Belirtiler varsa mutlaka uzman bir doktor tarafından muayene gerekir…

Basur Nedir?

Nasıl Muayene Edilir?

Basur makat bölgesinde görülen ve hemoroid, mayasıl gibi isimlerle de bilinen bir hastalıktır.

Kalın barsağın son bölümünde dışkılama fonksiyonuna yardımcı olan, elastik doku ve damardan zengin bir yapı olan hemoroidal yastıklar bulunmaktadır.

Hemoroidal yastıkların çeşitli nedenlerle esnemesi, gevşemesi ve aşağıya doğru sarkmasına basur denilir. Makat bölgesinin varisi de denilebilir.

Basur 2 şekilde ortaya çıkabilir ...

DIŞ BASUR: Makatın dış kısmında bir et sarkıntısı şeklinde ortaya çıkar. Normalde dışarıdan görülebilir ve dokunmakla hissedilebilir.

İÇ BASUR: Makatın iç kısmında bir et sarkıntısı şeklinde ortaya çıkar. Normalde dışarıdan görülmez ve hissedilmez. Ancak muayene esnasında tespit edilebilir.

Basur belirtileri nelerdir?

Kanama en sık görülen basur belirtisidir.

Makatta ele gelen şişlik diğer önemli bir belirtidir.

Basur akıntı, kaşıntı, yanma şeklinde belirtilerle de ortaya çıkabilir. Tuvalet hissinde bozulmaya yol açar. Tuvalet bittiği halde tuvalet varmış hissi devam eder.

Özellikle dış basurlar başlangıçta belirti vermeyebilir. Ancak et sarkıntısı şeklinde olan basurun içindeki damarda kan pıhtılaşırsa çok ağrılı, sert bir şişlik şeklinde ortaya çıkabilir.

Basur oluşumunda ailevi (irsi) yatkınlık önemlidir.

Aşırı ıkınma basur oluşturan en önemli etkendir. Ikınmayla artan basınç basur yastıklarını genişleterek ve zamanla elastikiyetini kaybetmesine ve aşağı sarkmasına neden olur.

Kabızlık, posasız gıdalarla beslenme, uzun süre ayakta durmayı gerektiren işler, ağır işler, ishal, az posalı fast food türü beslenme basur nedenleri arasındadır.

Hamilelikte basınç artmasının yanında hormonların etkisiyle basur belirtileri ortaya çıkar. Hamilelik sonrasında bir kısmında tekrar geriler ve belirtiler kaybolur, bazılarında ise basur kalıcı hale gelebilir.

Basur hastaları tedaviye karar verene kadar, uzunca bir süre, gereksiz yere ızdırap çekmektedir. Boş yere geçen bu süre hastalığın kötüleşmesine neden olur ve tedaviyi zorlaştırır. Halbuki basurların çok büyük bölümü, ameliyatsız ve 5-10 dakika içinde ameliyatsız tedavi edilebilirler.

Basur hangi sıklıkta görülür?

Basur en sık görülen hastalıklardan biridir. Yaklaşık üç kişiden birinde basur problemi vardır.

Makatta ele gelen şişlik diğer önemli bir belirtidir.

Kadın ve erkeklerde eşit orandadır. 15 yaşından önce dokular sağlam olduğundan basur hastalığı pek görülmez. 65 yaşına kadar problem yaratmadıysa genellikle bu yaştan sonra ortaya çıkmaz.

Basur teşhisi nasıl konulur?

Basur muayenesi, muayene bölgesini açıkta bırakan özel bir giysi ile yan yatar pozisyonda yapılır. Muayene ağrılı değildir. Önce dış bölgenin muayenesi yapılır.

Kalın barsağın iç bölümlerine bakılması ve muayenesi için rektosigmoidoskopi ve anoskopi aletleri kullanılır. Kalın barsakta son 8-10 cm bölüm anoskopi aleti ile, son 10-20 cm bölüm ise rektosigmoidoskopi aleti ile muayene edilmektedir. İç basurlar ancak bu aletlerle muayene esnasında görülebilirler. Kişi arzu ederse bu cihazlara bağlı kamera ile hastalığının durumunu ekranda görebilir ve görüntülerini alabilirler.

Eğer bir kişide basur belirtileri varsa, mutlaka uzman doktor tarafından muayenesi gereklidir. Çünkü bu belirtiler en sık görülen kanserlerden biri olan kalın barsak kanseri belirtileri ile büyük benzerlik gösterir.

Basur dereceleri nelerdir?

Muayenede basurun şekli, yapısı ve durumuna göre derecelendirme yapılır.

  • Birinci derece: Normalde fark edilmezler, ıkınma ile ele gelen şişkinlik olur, ıkınma sonrası kaybolur. Kanama şikayetine sebep olabilir.
  • İkinci derece: Tuvalet esnasında makattan dışarı çıkar, tuvalet sonrası kendiliğinden içeri girer.
  • Üçüncü derece: Tuvaletle dışarı çıkar, sonrasında kendiliğinden içeri girmez, elle tekrar içeri itilebilir.
  • Dördüncü derece: Basurlar sürekli dışarıdadır, içeriye itilemezler.

Basur derecesine göre uygulanacak tedavi şekli değişmektedir.

Basur hangi hastalıklarla karışır?

Şikayetleri ve belirtileri benzer veya hemen hemen aynı olan aşağıdaki hastalıklar basurla karışabilir.

  • Rektum kanseri: Kalın barsağın en son kısmının kanseridir.
  • Anal fissür: Makat çatlağı, yırtığı
  • Perianal fistül: Makat kenarında iltihap akan delik
  • Barsağın iltihabi hastalıkları: Ülseratif kolit, rektit vb.
  • Rektal prolapsus: Makatın tümüyle dışarı çıkması

Belirtilere göre basurum var diye rastgele ilaç kullanılması bu nedenle son derece yanlış ve tehlikelidir. Önce muayene olunmalı, teşhis konmalı ve sonra tedavi uygulanmalıdır. Kanser ve kanser öncüsü olabilen lezyonların erken teşhisi ile erken tedavisi tamamen normal bir yaşam sürdürülmesini sağlar.

Basur nasıl tedavi edilir?

Basur tedavisi basurun derecesine (evresine) göre farklılıklar gösterir. Basur evresine göre önerilen ve kabul gören yöntemler şöyle sıralanabilir.

  • Evre-1: (ıkınma ile ele gelen şişkinlik olan ve ıkınma sonrası kaybolan basur): band ligasyon, skleroterapi, infrared koagülasyon, radyofrekans vb ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilir.
  • Evre-2: (tuvalet esnasında dışarı çıkan ve tuvalet sonrası kendiliğinden içeri giren basur): band ligasyon, skleroterapi, infrared koagülasyon, radyofrekans vb ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilir.
  • Evre-3: (tuvalet esnasında dışarı çıkan ve tuvalet sonrası kendiliğinden içeri girmeyen, elle tekrar içeri itilmesi gereken basur): genellikle band ligasyon, skleroterapi, infrared koagülasyon, radyofrekans vb ameliyatsız yöntemlerle, bazen de ameliyatla tedavi edilir.
  • Evre-4: (sürekli dışarıda olan ve içeriye itilemeyen basur): klasik yöntem veya longo yöntemi ile genel anestezi altında ameliyat yapılarak tedavi edilir.

İlaçlarla basur tedavi edilebilir mi?

Basurların tedavisinde sıklıkla ödem (şişlik) azaltıcı, damar büzüştürcü, ağrı kesici özellikleri olan krem, fitil, hap şeklinde ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bu tür tıbbi tedaviler hastalığı tedavi etmekten ziyade şikayetleri geçirmeye, kişiyi rahatlatmaya ve ferahlatmaya yöneliktir. Kortizonlu kremlerin çok uzun süre kullanılması sakıncalıdır.

Tıbbi tedavi (ilaç) ile basurun tamamen iyileşmesi, ortadan kalkması mümkün değildir.

Basurdan korunma yöntemleri nelerdir?

  • Ikınmanın önlenmesi: En önemli basur nedenlerinden biri olan ıkınma, kabızlığın önlenmesi ile azaltılabilir. Kabızlığı önlemek için lifli (posalı) gıdalarla beslenme, sebze meyve tüketilmesi, bol su içilmesi gerekir. Acılı, baharatlı, asitli yiyecekler ve hazır gıdalardan uzak durulmalıdır. Gerekirse ilaç yardımıyla kişinin yumuşak kıvamda çıkması sağlanmalıdır. Kilo alınmamalıdır.
  • Düzenli tuvalet alışkanlığı edinilmesi: Tuvalete mümkün olduğunca sabah kahvaltıdan sonra gidilmesi yararlıdır. Ayrıca tuvalet ihtiyacı olmadan tuvalete gidilip zorlanmamalı, tuvalette çok uzun süre kalmamalı, uzun süreli ıkınılmamalıdır. Tuvaletiniz geldiğinde uzun süre beklenmemeli, mümkün olduğunda kısa süre içinde boşaltılmalıdır. Tuvalet sonrası hemoroitler dışarı çıkıyorsa elle içeri itilerek yerine konmalıdır.
  • Sıcak su oturma banyosu yapılması: Düzenli olarak sıcak suda günde 10-15 dakika oturmak oldukça faydalı ve rahatlatıcıdır. Banyoda küvet varsa ve leğen benzeri bir kaba sıcak su ile doldurarak oturmak ödem ve ağrının azalmasında, basurun gerilemesinde etkili olur.

Basur ameliyatı nasıl yapılır?

Klasik basur ameliyatı genel anestezi (uyuma narkozu) altında yapılır. Ameliyatta basur dokusu bisturi, makas ile kesilerek çıkarılır. Kesilen yerlere dikiş konulur.

Lazerle basur ameliyatı nasıl yapılır?

Lazerle basur ameliyatı genel anestezi (uyuma narkozu) altında yapılır. Ameliyatta basur dokusu bisturi, makas yerine lazer ışığı ile kesilerek çıkarılır. Kesilen yerlere dikiş konulur.

Longo ile basur ameliyatı nasıl yapılır?

Longo yöntemi ile basur ameliyatı genel anestezi (uyuma narkozu) altında yapılır. Ameliyatta özel bir aletle basurların üst kısmındaki bölgeden çepe çevre halka şeklinde doku çıkartılır ve otomatik dikiş konulur. Böylece sarkmış olan doku yukarı çekilmiş olur. Ameliyat sonrası ağrı yok denecek kadar azdır. Bir hafta içerisinde normal yaşama dönülür.

Basur ne zaman ameliyatla tedavi edilmelidir?

Dördüncü derece, sürekli dışarıda olan ve içeri itilemeyen basurların ameliyatla tedavisi gerekir.

Basur ameliyatının riskleri var mıdır?

Ameliyat sonrası ağrı problemi oldukça fazladır. Tam şifa yaklaşık 6 haftayı bulur. Makatta darlık, dışkı veya gaz tutamama, akıntı riskleri az da olsa vardır.

Ameliyatsız basur tedavisi yapılabilir mi?

Basur tedavisinde hastanede yatmadan, klinik şartlarında uygulanabilen yöntemler vardır. Bu tedavilerin avantajı ayaktan klinik şartlarında, anestezisiz, ağrısız uygulanması ve hastanın günlük yaşamına devam edebilmesidir. Tedavi esnasında ağrı duyulmaz ve tedavi sonrası hasta yürüyerek ayrılır.

Ameliyatsız basur tedavi yöntemleri nelerdir?

Aşağıda açıklanan ameliyatsız yöntemler uygulandıkları yerde skar (nedbe) dokusu denilen, iyileşme dokusu oluşturarak gevşek dokuyu zemine tespit etmek esasına dayanırlar.

  • Band ligasyon: Basur dokusunun dibine özel bir aletle lastik konularak boğulur. Böylece dolaşımı bozulan basur dokusu kendiliğinden düşer.
  • İnfrared koagülasyon: Basur dokusuna özel bir aletle infrared ışığı verilir. İnfrared ışığı basur dokusunda pıhtılaşma ve büzüşme yaratarak kaybolmasını sağlar.
  • Surgitron: Basurlu bölgeye özel aletle radyofrekans dalgası uygulanır. Radyofrekans enerjisi ile basur büzüşüp kaybolur. Kanama ve doku harabiyeti çok azdır. Özellikle dış basurlarda kullanılır.
  • Skleroterapi: Basurun çevresindeki dokuya ilaç enjeksiyonu yapılır. Bu ilaç basur dokusunda pıhtılaşma ve büzüşme yaratarak kaybolmasını sağlar.

Basur lazerle ameliyatsız tedavi edilebilir mi?

Basurun ameliyatsız lazerle tedavisi pek mümkün değildir. Radyofrekans (surgitron) ve infrared tedavileri halk arasında lazer tedavisi diye bilinmektedir.

Tüm Tedaviler

Kadir Uskuay

Op. Dr. Kadir Uskuay Kimdir?

Kadir Uskuay

1960 yılında İstanbul’da doğdu.

İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamladı.

Atatürk üniversitesi Tıp Fakültesi ve GATA tıp Fakültesi’nde tıp eğitimini tamamladı.

1983 yılında tıp doktoru oldu.

GATA Tıp Fakültesinde Genel Cerrahi ihtisasını yaptı.

Silahlı Kuvvetlerin çeşitli hastanelerinde genel cerrahi uzmanlığı ve baştabiplik görevlerinde bulunduktan sonra Gümüşsuyu Asker hastanesinden emekli oldu.

Sen Petersburg’ta proktoloji üzerinde, Romanya’da varis üzerinde çalışmalarda bulundu.

Son yıllarda ağırlıklı olarak hemoroid (basur, mayasıl) tedavileri ve özellikle ameliyatsız tedaviler üzerine yoğunlaşmıştır.

Muayenehanesinde bulunan tetkik ve tedavi cihazları ile muayene ve tedavileri kısa süre içinde, anestezisiz, ağrısız, ayaktan gerçekleştirmektedir.

Videolar

Basur ile ilgili merak ettikleriniz

Basında

Yazılı ve dijital haberler

 
  • BASINODAM
    Hemoroid sorununa ameliyatsız çözüm...
    17.03.2017
  • MYNET
    Ameliyatsız Tedavi İle 5 Dakikada Kurtulmak Mümkün...
    17.03.2017
  • KARAR
    "Hemoroid’ten ameliyatsız tedavi ile 5 dakikada..."
    17.03.2017
  • İHLAS HABER
    Hemoroid’ten ameliyatsız tedavi ile 5 dakikada...
    17.03.2017
  • İSTANBUL HABER
    Hemoroid’ten ameliyatsız tedavi...
    17.03.2017
  • BEYAZ GÜNDEM
    Hemoroid’ten ameliyatsız tedavi ile...
    17.03.2017
  • HÜRRİYET
    Hemoroid kansere dönüşür mü?...
    02.03.2016
  • PEMBENAR
    Bağırsak kanser hemoroid ile karıştırılıyor...
    25.02.2016
  • HT SAĞLIK
    Hemoroidsiz yaşamak mümkün!...
    02.09.2014

Muayeneye gelirken herhangi bir hazırlık gerekir mi?

Hiçbir ön hazırlık gerekmez, aç kalmak gerekmez, kan sulandırıcı ilaçlar alınıyorsa tedavi için bir hafta önce ilgili doktorunuzla görüşülerek kesilmelidir.

Sadece muayene bölgesini açıkta bırakan özel bir giysi ile yan yatar pozisyonda yapılıyor.

Hayır, muayene hemen hiç ağrı yapmaz.

Hemoroidin bağlanması tamamen ağrısızdır. Ancak dış hemoroid, fissür, fistül gibi hastalıkların tedavisinde lokal anestezi denilen o bölgenin uyuşturulması uygulaması gerekir.

Hayır. Hemen hiçbir tedaviden sonra tahammül edilemeyen, günlük yaşamı, iş hayatını etkileyecek ağrı olmaz.

Tedaviden hemen sonra kalkar yürüyerek gidersiniz. Hiç istirahat etmeden günlük yaşama, işinize dönebilirsiniz.

En ufak şikayette doktora gitmelisiniz. Böylece hastalığınız ne olursa olsun çok daha kolay ve başarılı tedavi olursunuz.

Hemoroid hiçbir zaman kansere dönüşmez ancak kişi mevcut kanseri hemoroid sanarak tedaviye uğraşır, sonrasında hemoroidin kansere dönüştüğünü sanır. Ayrıca hemoroid olan bir kişide ilave olarak kanser de bulunabilir veya kanser sonradan ayrıca oluşabilir.

Her tür tedavi sonrasında tekrarlama ihtimali vardır, ancak çok düşüktür. Hemoroid tekrarlasa bile birkaç dakikalık tedavi ile tedavi edilir, tedavinin birden çok yapılmasında hiçbir risk yoktur, oysa diğer tür tedavilerde tedavinin tekrarlanması zor ve risklidir.

Sık Sorulan Sorular

sss
screen

Uygulanan Diğer Tedaviler

İletişim

  • FULYA DOKTORLAR MERKEZİ

    Hakkı Yeten Cad. Yeşilçimen Sk. Polat Tower No: 12 FULYA - ŞİŞLİ - İSTANBUL

  • 0212 306 47 87
  • 0532 540 75 33
  • kuskuay@gmail.com

Copyright © Kadir USKUAY - Web Tasarım -